Kaldıraç nasıl çalışır?
Kaldıraç (leverage), brokerın sunduğu ve teminatın kaç katı pozisyon açılabileceğini belirleyen orandır. 1:100 kaldıraçlı bir hesapta 1 birim teminatla 100 birimlik pozisyon açılabilir; 1:10'da aynı pozisyon için 10 kat teminat gerekir.
Oran yükseldikçe gerekli teminat düşer, ancak fiyatın aleyhe her hareketi aynı oranda daha ağır hissedilir. Bu nedenle kaldıraç bir 'bedava güç' değil, riski konsantre eden bir araçtır.
Marjin ve teminat nedir?
Marjin, pozisyon açmak için hesapta bloke edilen teminattır. 1:100 kaldıraçla 100.000 USD'lik bir EUR/USD pozisyonu için 1.000 USD marjin ayrılır; bu tutar işlem açık kaldığı sürece başka işlemlerde kullanılamaz.
Marjin yalnızca pozisyonun büyüklüğüne ve kaldıraç oranına bağlıdır; işlem kârda da zararda da olsa bloke tutar değişmez. Pozisyon kapatıldığında marjin, kâr veya zararla birlikte serbest bakiyeye geri döner.
Türkiye'de kaldıraç sınırları
Türkiye'de SPK lisanslı aracı kurumlarda müşterilere sunulabilecek azami kaldıraç 1:10'dur. Başlangıç teminatı 50.000 TL'nin altında olan hesaplarda bu sınır daha da sıkılaşır ve 1:5'e iner.
Yurt dışı lisanslı brokerlar ise genellikle 1:100 ile 1:500 arası oranlar sunar; bazı platformlarda çok daha yüksek seviyeler görülebilir. Hangi kaldıraçla işlem yapacağınız, çalıştığınız kurumun düzenleyici çerçevesine göre belirlenir.
Marjin çağrısı ve stop-out
Açık pozisyonlar zarar ettikçe hesaptaki serbest bakiye azalır ve marjin seviyesi düşer. Marjin seviyesi brokerın belirlediği eşiğin altına indiğinde marjin çağrısı (margin call) devreye girer; yatırımcıdan teminat tamamlaması veya pozisyon kapatması istenir.
Eşik daha da aşılırsa broker, zararı büyütmemek için açık pozisyonları otomatik olarak kapatır; bu işleme stop-out denir. Yüksek kaldıraçla küçük teminatla işlem yapıldığında stop-out, küçük bir aleyhe hareketle bile tetiklenebilir.
Yüksek kaldıraç riskleri
Kaldıraç yükseldikçe, pozisyonun dayanabileceği fiyat hareketi daralır. Örneğin 1:500 kaldıraçla açılan bir pozisyonda fiyatın yüzde 0,2 aleyhe hareket etmesi, o işlem için ayrılan teminatın tamamını eritir.
Kayıp teminatla sınırlı kalmaz; spread genişlemesi, kayma (slippage) ve gece taşıma maliyetleri (swap) bakiyeyi ek olarak zorlar. Bu yüzden kaldıraç seviyesi, işlem planının bir parçası olarak bilinçli seçilmelidir.
Kaldıraç nasıl yönetilir?
Kaldıracı yönetmenin yolu, oranı mümkün olduğunca düşük tutmak ve her işlemde hesabın küçük bir yüzdesini riske atmaktır. Bu iki ilke, kaldıraç oranı ne olursa olsun geçerliliğini korur.
Aşağıdaki kuralları risk yönetimi sayfasındaki ilkelerle birlikte uygulamak, kaldıracın getirdiği riski kontrol altında tutmanın en etkili yoludur.
- Düşük kaldıraçla başlayın; oranı ancak deneyim kazandıkça artırın
- Her işlemde risk bütçenizi sabit tutun, örneğin hesabın yüzde 1-2'si
- Stop-loss seviyesini girişten önce belirleyin
- Marjin seviyenizi düzenli olarak izleyin
- Tek bir pozisyonda teminatın büyük bölümünü bağlamayın