Önce sermayeyi koruyun
Kayıpları sınırlamayan bir yaklaşım, kazanılan tüm kârı tek bir büyük zararla geri verebilir. Üstelik zarar büyüdükçe telafi zorlaşır: yüzde 10'luk bir kayıp, dengeye dönmek için yüzde 11,1 kâr gerektirirken, yüzde 50 kayıp yüzde 100 kâr gerektirir.
Bu asimetri, risk yönetimini bir seçenek değil zorunluluk haline getirir. İlk hedef yüksek getiri değil, sermayeyi koruyarak piyasada kalabilmektir.
Risk yönetimini bir kez kurmak da yeterli değildir; hesap büyüklüğü ve piyasa koşulları değiştikçe kurallar gözden geçirilmelidir. Örneğin hesap büyüdükçe aynı yüzde kuralıyla daha büyük pozisyonlar açılır; bu durumda lot büyüklüğünün yeniden hesaplanması gerekir.
Pozisyon büyüklüğü nasıl belirlenir?
Pozisyon büyüklüğü, risk bütçesi ve stop-loss mesafesi birlikte hesaplanır. Örneğin 10.000 USD'lik bir hesapta işlem başına yüzde 1 risk (100 USD) belirlenmişse ve stop-loss 50 pip uzağa konacaksa, pip başına 2 USD değerinde bir pozisyon (0,2 lot) uygun olur.
Bu hesabı her işlemde tekrarlamak, kayıp serilerinde bile sermayenin kontrollü biçimde azalmasını sağlar. Pozisyon boyutu hesaplayıcımız ile stop mesafenize göre lot büyüklüğünü hızlıca belirleyebilirsiniz.
Stop-loss ve take-profit planı
Stop-loss, fiyat belirli bir seviyeye ulaştığında pozisyonu otomatik kapatarak kaybı sınırlar. Seviye, girişten önce ve piyasanın normal dalgalanması dikkate alınarak belirlenmelidir; çok yakın konan stop, fiyatın olağan hareketiyle erkenden tetiklenebilir.
Take-profit ise hedef kâr seviyesidir. İkisini birlikte planlamak, işlemi duygusal kararlara bırakmadan yönetmenin en pratik yoludur.
Piyasa kapanışına yakın açılan pozisyonlarda stop seviyesinin, gece boyunca oluşabilecek fiyat boşluklarına karşı da dayanıklı olması gerekir.
Risk/getiri oranı ve kazanma oranı
Risk/getiri oranı, riske edilen tutarla hedeflenen kazanç arasındaki ilişkiyi gösterir; 50 pip risk alıp 150 pip hedefleyen bir işlemde oran 1:3'tür. Ancak bu oran tek başına anlamlı değildir; sistemin kazanma oranıyla birlikte değerlendirilmelidir.
Örneğin kazanma oranı yüzde 40 olan ve 1:2 risk/getiri kullanan bir sistem, uzun vadede pozitif beklenti üretebilir. Bu tür hesapları kendi işlem geçmişinize uygulayarak sisteminizin gerçekten kârlı olup olmadığını görebilirsiniz.
Kazanma oranı yüksek olan bir sistem bile, risk/getiri dengesi bozuksa uzun vadede zarar yazabilir; bu iki değeri birlikte izlemek gerekir.
Disiplin ve duygusal kontrol
Plana sadık kalmak, risk yönetiminin en zor ve en belirleyici parçasıdır. Zarar sonrası açılan 'intikam işlemleri' ve kârı erkenden alma eğilimi, iyi kurulmuş bir planı hızla bozar.
Aşağıdaki kurallar, işlem disiplinini korumak için sık başvurulan pratiklerdir.
Kaldıraç seviyenizi de risk bütçenize göre belirlemek, bu kuralların etkili çalışmasını sağlar.
- Yalnızca kaybetmeyi göze alabileceğiniz parayla işlem yapın
- Her işlemde hesabın küçük bir yüzdesini riske atın
- Pozisyonları tek yöne yığmayın
- Haber dönemlerinde stop mesafesini geniş tutun
- İşlem günlüğü tutarak hatalarınızı düzenli gözden geçirin